9 Ocak 2008 Çarşamba

Geleneksel evde yatma etkinliği ve getirdikleri

İki yıldır adet edindim, yeni yıla kallavi bir hastalık atlatarak giriyorum. Artık gelenekselleşme yolunda ilerleyen 2. yılbaşı ev yatmaları etkinliğimin bu yılki en büyük katkısı da geçen sene olduğu gibi yine kadın programları sayesinde 70 yaşıma birden girmem oldu.

Bu yılki malum gündem Taksim'deki taciz olayları ve - aslında artık biraz da kabak tadı veren - Türkiye'nin yurtdışındaki imajı gitti feryatları. Sanki birileri çıkıp dese ki; bütün kayıtları ele geçirdik, hiçbir ülke vatandaşının bu rezaletten haberi olmayacak, mesele neredeyse kapanacak, oh çekip oturacaz.

Bir diğer komik durum da medyanın durum karşısındaki vay hainler vay eşşekler tavrı. Siz değil misiniz yahu her yaz gavurun kızı deniz, yemeyen domuz mantığıyla bangır bangır yayın yapan? Ülkeye gelen 15 yaş üzeri her yabancı kızı (ve hatta kız çocuğunu) esmer Türk erkeğine dayanamıyorlar diye afişe edip, sevişmek istemiyor olsa burada ne işi var mantığıyla yayınlayan? Elinize mikrofonu alıp sahil kenarında '10 saniyede işi bağlarım abi' diyen yağız delikanlıyla abi nedir bu işin sırrı diye röportajlar yapıp, azzz sssooorraaa diye yayınlayan?

Acaba, bu abazan arkadaşlardan biri kalkıp da bu programları kendisini yanlış yönlendirdiği gerekçesiyle mahkemeye verse? Kazanma şansı olabilir mi? Kazanamayacağı neredeyse kesin olsa bile, dikkatleri biraz daha doğru yerlere çekmeye faydası olabilir mi?

Ülkemiz insanını yakından ilgilendiren çook önemli bir sorunun altını da İslami yayın yapan bir kanalın çizdiğine şahit oldum: Komünizm'in kökeninde materyalizm vardır, o da temelini Darwinizm'den alır, gençlerdeki bu sapkın eğilimlerin temelinde komünizm vardır ve önünü kesebilmemiz için öncelikli düşmanımız Darwinizm'dir.

Böyle bir düşünce dünyasında yaşayan abiler var bu ülkede. Değil aynı ülkede, aynı güneş sisteminde yaşadığımıza bile inanmak istemiyorum ben. Çooook uzun zaman önce, çooook uzak bir gezegenden okunan mavalların parazitleri olduğuna inanmak istiyorum. Ama onları da bir filmde görmüştüm bir keresinde, gayet aklı selim tipler gibi görünmüşlerdi gözüme.

Ama şimdi düşünce... hani orada maskeli, eşarplı bi abi vardı... O olabilir mi acaba sorumlusu yoksa... Bak hiç böyle düşünmemiştim aaaaaaa.

6 Ocak 2008 Pazar

Gavur üç kuruşa asrın vidyosunu yapıyor

Daft Punk'ı dünyayı dolandıklarından beri severim zaten ama Harder, Better, Faster, Stronger mük kere mük değil midir? Başka bir yerde okumuştum, Beethoven, Schubert ayarında tema varyasyon yapıyor adamlar diye ama yuh yani.

Süper bir de youtube videosu var.

5 Ocak 2008 Cumartesi

Ayova'da fındık üreticileri isyandaymış.

Amerikan siyaseti ile her ne kadar kel alaka ilişkide olsam da Huckabee'nin Romney'i Iowa'da gömmesine çok şaşırdım. Clinton'un saksafon ile yaptığını bas gitar'la yapmaya çalışması bence biraz parodivari olsa da, bu Amerika bu herifi seçer kardeşim. Obama da Hillary'i tokatlamış ama son turda Huckabee ile karşı karşıya kalacak isim, her ne kadar en makul aday gibi gelse de bana, Obama olmasa keşke. O ten renginle o sarayı yar etmezler sana be koçum...

Acknowledgements

Tez bitiyoooor. Çok az kaldı, çok.

Bütün bu tez sürecini o veya bu şekilde daha dayanılır kılan, ama tezin teşekkür kısmında bahsi maalesef geçemeyecek bir sürü isim var. Bir çoğu da teşekkür listesinin en tepesindeki bazı isimlerden eminim daha çok destek olmuştur bana. Bari dedim bu hanımların ve beylerin de hakkını yemeyim, teşekkürlerimi buradan sunayım. Kuru kuru isim salatası sunmak bi anlamsız gelince de, en yakışılı halleriyle şuradan bi geçit yapsınlar, şu kuş uçmaz kervan geçmez blogta en festivallisinden bi hava estirsinler istedim. Abilerim ablalarım; sağolun, varolun.