14 Şubat 2008 Perşembe

Ulak

Ulağı gördüm, kalbimin karasını görmüşten beter oldum.

Belli ki böyle büyük bir hikaye çekmek istemiş Çağan Irmak, epik öğeler olsun istemiş, içinde Aragorn, Mithrandir rüzgarları estirmek istemiş, senfonilerle ilerlemek, finale crescendolarla ulaşmak istemiş ama eyvahlar olsun ki ancak şrek'le kıyaslanabilecek bir destansılık arzedebilmiş ortaya.

Filmin bence en ciddi sorunu, ne idüğünü bilememiş olması. Bir yandan çaktırmadan bugünkü vaziyete atıflarda bulunuyorum tavrı içinde - ama nedir ne değildir o atıflar hiçbirşey anlaşılmıyor - bir yandan da kendi akışında tutarlı bir hikaye olmak iddiasında, fakat o kadar iyi oyuncuyu kadrosunda barındırmasına rağmen de sürekli bir müsamere havasında ilerliyor. Müsamereden kastım, sanki çekilen bir sinema filmi değil de tiyatro oyunuymuşçasına yönetil(eme)miş bir hava var filmde. Aşırı teatral oyunculuklar da işin cabası. Hele ki dramatik bir durum arzetmesi gereken hortlak kardeşler var ki filmde, evlere şenlik.

Çağan Irmak'ın filmlerini daha önce hiç görmedim. Zevkine güvenebileceğim arkadaşlarımından da hakkında olumlu sözler duymuşluğum var ama keşke ilk tanışmamız böyle olmasaydı. Ama yine de filmi görmekte, yerinde tespit etmekte sonsuz faideler saklı tabii. Sadece çocuk oyuncuları görmek için bile izlenilebilir.

Hiç yorum yok: